ŞÖMİNE

ŞÖMİNE

Şömine diye bir sözcük duyduğumuz zaman, aklımıza gelen resim herkes için aynı mıdır? Nedir bu şömine dedikleri tok kelime?  Şömine; haznesi ve bacası bulunan, içerisinde kendimizi veya odamızı (büyük bir çoğunlukla salon) ısıtma işlevi gören, görsel olarak eve büyük bir zenginlik katan ve aynı zamanda dekoratif bir bölüm olarak kullanılan araçtır. Eski zamanlardan ve yöresel olarak gelen alışkanlıklarımızdan dolayı avlularda (veya bahçelerde) da bulunan şömineler, çok nadir de olsa yemek yapmak için kullanılır.

Şöminenin Tarihçesi

Şömine dediğimiz zaman akla gelen o alevler ve sıcaklık, insanlık adına ilk defa bulunduğu zamanlarda şöminenin kullanılmaya başlandığı söylenir. Bunu teyit edemeyiz belki, ancak şimdi var olan bilgileri kullanmamız şart. Birbirine çok yakın olan bu dönemlerde, derme çatma yapılan evlerin içerisinde çukur kazılarak içinde ateş yakılması ve ateşten çıkan is ve dumanın evden çıkması adına tavana ve tavan yakınlarına açılan delikler sayesinde ısındıkları söylenir. Aslında bakarsanız, şömine o kadar eski bir tarihe sahip ki, ateşin bulunduğu zamanlarda bile şömine biçimi oluşuyormuş.

İki ve/ya daha fazla katlı olan evlerin daha ilk yapıldığı zamanlarda bile içerisinde şömine kurulmuş ve evlerini bu şekilde ısıtmışlardır. Sanırım o zamanlarda tüp veya ocak da olmadığından şöminede yemek de yapılıyormuş. Aynı dönemde (sanırım yine yemek yüzünden) yapılan bu evlerin bahçelerinde de bu şöminelerden yapılmaya başlanmış ve bu zamana kadar kendini aynı kullanım biçiminde korumuş.

Peki ne zaman gelişti bu baca ve hazne sistemi? Şöyle söyleyelim, 1678 yılında, İngiltere prensi, Prens Ruppert baca sistemini ve hava akımını geliştirerek bugün rahatça kullanılan sistemi geliştirdi. Bu şekilde şömine büyük bir evrim (devrim) geçirdi. Bu günlere kadar da değişimler göstererek geldi.

Şömine Isı Odası Nedir?

Ev ne kadar büyük olursa, ısınma ihtiyacı da o kadar büyüme gösterecektir. Eski zamanlarda bizim şimdiki evlerimiz gibi yerden ısıtmalı sistemleri yoktu. Bu yeni ve modern sistemler yerine şöminelerdeki ısı sayesinde ısınılıyordu. Şimdi bu farklı ısıtma sistemlerinden biri olan, şöminelerde ısı odası nedir diye bir göz atalım.

Isı odası, şöminenin yakılması ile elde edilen ısının depolanması ve şöminenin bulunduğu yerden daha fazla alana ısı yaymasına yardımcı olmayı sağlayan kısımdır. Şimdiki zamanda kullandığımız merkezi ısıtma sistemlerinin temelini, bu eski zamanlardan beri varlığını koruyan şöminenin ısı odası kurmuştur. Şimdilerde haznesi kapalı olan şöminelerde münteşir olarak kullanılıyor. Isı odalarının montajlama aşamasında çok dikkat edilmelidir. Bunun nedeni ise, ısının depolanma aşamasında nem ve koku yapma gibi bir sorunun oluşma ihtimalini göz önüne alarak yapılması gerektiğidir.

Havanın giriş ve çıkış hatlarının doğru olarak yapıldığı zaman, şömineden yayılan ısı kaydı minimum düzeyde olur. Isı odasının bir avantajı da şudur, (haznesi kapalı olan şöminelerde) ateş çok yakınına gidip otursanız bile sizi yakmayacaktır. Çünkü ısı odası ısıyı dengeli bir şekilde yaymaya olanak sağlıyor. Böylece daha güvenli bir ısınma süreci sizi bekliyor olacaktır. Eğer yalıtım sürecinde, şöminenizin özelliklerini bilmiyorsanız, öğrenmeniz gerekiyor. Böylece güvenli yalıtımınızı yaptırabilirsiniz.

Daha fazla detay için www.yanarsomine.com.tr/blog-detay/somine-nasil-yapilir/41 bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.

Şömine Çeşitleri Nelerdir?

    Üç (3) farklı çeşitte şömine sistem türü vardır.

  1. Açık Sistemli Şömineler: Çok önceden bulunan ateşin, ilk kullanım aşamalarındandır. Ocak olarak da kullanılır. Açık olarak yanar. Çevresinde koruması yoktur. Bu nedenle güvenli bir konumda dikkatli bir şekilde yakmanız gerekmektedir.
  2. Kapalı Sistemli Şömineler: Bu çeşit sisteme sahip şömineler, soba görevi de görmektedirler. Bilinen sobaların tüm özelliklerini bünyelerinde bulundururlar. Ancak soba ile aralarında fark da vardır. Dış yapısı tamamen şömine gibi tasarlanır ve inşa edilir. Şömine sesinin o içinizi ısıtan sesini duyamazsınız.
  3. Triptronik Sistemli Şömineler: Yukarıda yazan iki çeşit şömine dışında, bir de açık ve kapalı sistemin birlikte çalıştığı bir sistem vardır. Nadir firmalarda görülen triptronik sistemli şömineler, hangi sistemli şöminelerden alacağına karar veremeyen müşteriler için ideal bir fırsat olabilir. 

Şömine Nasıl Yakılır?

Şöminelerin yakılma hikâyeleri yalın ve evrenseldir. Eğer normal yani klasik bir şömineye sahipseniz, meşe odunu veya şömine odunu kullanabilirsiniz. İsteğinize bağlı olarak marketlerden preslenmiş şömine odunlarından da kullanabilirsiniz. Öncelikle şöminenizin kullanıma hazır bir yapıda olduğundan emin olun. Şöminenizin araç-gereçleri de sizde bulunuyor ise şöminenizi yakmaya başlayabilirsiniz. Eğer daha önce yakılmış bir şömineyi yakmak istiyorsanız, önceki yakımdan kalan külleri temizlemelisiniz. Şöminenize bir parça odunu koyun.

Daha sonra tahta parçalarını dikey olacak şekilde odu n parçasının etrafına yerleştirin. Çadır görünümüne benziyor değil mi? Sonrasında aralarına çıra yerleştirin. Son çırayı yerleştirmeden önce ucunu ateşe verin ve yerleştirin. Eğer daha çabuk tutuşmasını isterseniz, karşısında olan çıralardan birini daha tutuşturabilirsiniz. Tabii yerleştirdiğiniz çıraların yönleri de bacaya doğru dumanı gidecek şekilde olmalı ki yağlı ve pis olan dumandan kaçınabilesiniz.

Çift Baca Sistemi Ne İşe Yarar?

Yapılan bazı şöminelerde çift katlı bir hazne çeşidi yapılır. Pik döküm haznenin etrafına, saçtan yeni bir mantolama daha yapılması ile oluşuyor. Pik döküm ve saç arasında hava geçişi olacak kadar aralık vardır. Bu aralıkta pikin ve saçın birbirine değmesi le ısı ortaya çıkıyor ve böylece oluşan ısı, döşenen borular sayesinde odaya yansıtabilmek mümkün. Ancak bazı kötü avantajları olduğundan, her zaman önerilmez. Çift baca sistemi yaptırmak için profesyonel bir yardım almanız şarttır.

Yeşil Alev Sertifikası İle Çevre Dostu Olun

Yeşil alev sertifikasını almış olan ürünler çevre dostu bir tüketim sunarlar. Kaliteli ürünlerdir ve çevreyi kirletmemek için özenle üretilmişlerdir. Yeşil alev sertifikasının derecelendirmeleri bulunuyor. Firmaların çok daha kaliteli ürünler üretmeye teşvik edilmesi sağlanır. Adında geçen “yeşil” kelimesinin anlamından da yola çıkacak olursak, çevre için önemli bir faktör olduğunu anlayabiliriz. İlerideki yıllarda da daha yüksek kaliteli ürünler üretmeye teşvik etmeye devam eden firmalar, ileride çok daha çevreye duyarlı ve çevreye yararı dokunacak olan ürünlerin üretilmesi hedefleniyor.